TR
DİYALOG SÜRECİNİN TEMEL İLKELERİ
Bir “kap” oluşturmak
Derindeki gerçeklerimizi emniyetli bir şekilde ortaya çıkarabileceğimiz ve diğerlerinin gerçeklerini bir öğrenicinin merakıyla araştırabileceğimiz bir alan.
Öğrenicinin bakış açısını benimsemek
Bu yaklaşım bizi gerçekten meraklı kılar ve “bilenler” olarak kültürel şartlanmamızı bir kenara koymamızı sağlar. Zen ustası Suzuki şunu öne sürmüştür : “Başlangıç seviyesindeki birinin zihninde pek çok olasılık vardır, uzmanın zihninde ise sadece birkaç.”
Radikal saygı
Karşımdaki insanın varlığıyla saygı duyulmaya değer olduğunu kabul ediyorum. Saygı hoşgörüden daha etkilidir : Dünyayı bir başkasının bakış açısından görmek için çabalayabilirim.
Açıklık
Yeni fikirler ve diğer bakış açıları için açıklık getiriyorum. Uzun süren alışkanlıkları, kabul ve inançları sorgulamaya açığım.
Yürekten konuşmak
Beni gerçekten bağlayan, benim için gerçekten önemli olan şeyler hakkınca konuşurum. Ortamda dikkat çekmek, bir teoriyi desteklemek ya da nutuk çekmek maksatlı konuşmam. Kelimeler açısından ekonomiğimdir.
Derinlemesine dinlemek
Diğer kişiden şüphe duymadan, beni kendi eşsiz dünyasına güvenle davet etmesini sağlayacak biçimde empatik bir açıklıkla dinlerim.
Yavaşlama
Diyalogda otomatik, düşünmeden yapılan zihinsel ve duygusal tepkilerin nereden geldiğinin farkına varma şansına sahibiz. İletişim sürecimizi yavaşlatmadan böyle bir dönüşümü fark etmek neredeyse imkansızdır.
Kabulleri ve belirsizlikleri askıya alma
İnançlarımız, kabullerimiz ve yorumlarımızdaki farklılıklar yanlış anlaşılma ve çatışmalar için sonsuz kaynak sağlar. Diyalogda kabullerimiz ve yargılarımızın farkına varmak ve bunları gözlemlemek ve kabullenmek üzere hafifçe “askıda” tutmanın eğitimini yaparız.
Ruhsal sorgulama alıştırması
“Bilen” rolümü bir kenara bırakıp henüz aşina olmadığım gerçek bir merak geliştirmek istiyorum. Merak, farkında olma ve alçak gönüllülük yaklaşımı geliştiriyorum ve şöyle diyorum : “Bilmiyorum ve öğrenmeye ilgi duyuyorum.”
Farklılıkların çelişkisini kucaklama
Hem “bu” hem de “o”nun doğru olabileceğini mümkün kılan yaratıcı bir etkileşim içinde yaşayabilen biri haline geliyorum. Bendeki dünya resmine başkalarını zorlayarak uydurmaktan kendimi alıkoyuyorum.
Gözlemciyi gözlemlemek
Kendi konuşma ve dinlemelerimin şahidi haline geliyorum ve süreç içinde değişmez yargılarım yumuşuyor ve dönüşüyor. “Gözlemlenen düşünce değişir.” David Bohm
Download
© Strategy transnational e. V., Theaterstrasse 76, 09111 Chemnitz
Source: https://dialogue.demo.simpilio.de/TR




